Sezonun ilk haftası, Fitts ve Posner'in (1967) üç aşamalı motor öğrenme modelinin 'bilişsel evre'sine karşılık gelir. Bu evrede sporcu, görevi açık kurallar yoluyla anlamlandırmaya ve bilinçli olarak kontrol etmeye çalışır. Uygulamamızda bu, doğru raket tutuşunun Eastern forehand referans noktası üzerinden gösterilmesi ve top sepetinden tekrarlı forehend vuruşlarıyla desteklenmesi şeklinde yapılandırılmıştır.
Çocuk grubu (8-12): Yaşa uygun 'parmaklar raketin üzerinde, topa dik' prensibi, görsel ve kinestetik ipuçlarıyla birlikte uygulanmıştır. Gözlem: 6 sporcudan 4'ü ilk seansta topu karşı sahaya geçirmeyi başarmıştır. Bu oran, motor öğrenme literatüründeki 'hızlı kavrama' fenomeniyle uyumludur (Anderson, 1982). Çocuklarda başarı deneyiminin içsel motivasyonu artırdığı, akış teorisi (Csikszentmihalyi) çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Yetişkin grubu: Semi-western forehend tutuşuna geçiş, mevcut alışkanlıkların (Eastern) modifikasyonunu gerektirdiğinden bilişsel evrenin tipik zorluklarını yansıtmaktadır. Schmidt'in şema teorisine göre, değişen parametreler (tutuş açısı, omuz rotasyonu) yeniden kodlanmayı gerektirir. İlk seansta uyum oranı %50 olarak gözlemlenmiş olup, ikinci seansta artış beklenmektedir.
Performans grubu: Cross-court topspin ralli'de hata sayımı (3.5/dk), performans analizi için temel metrik olarak kullanılmıştır. Bu yaklaşım, kapalı beceri öğreniminde bilinçli kontrol yerine otomatikleşmeyi hedefler (Fitts & Posner'in 'otonom evre'si). Hedef: 5 hata/dk altına düşmek.
Önümüzdeki hafta: Topspin derinliği ve cross-court açısı kontrolü. Bu progresyon, Newell'in (1986) kısıtlama liderliği modeli çerçevesinde organize edilecektir.
